PERU


51. Gün (30.09.2013)

Aşağıdaki fiyatları dolara çevirmeniz için 2013 Ekim ayı kur fiyatları : 1 Dolar = 2.75 Sol

Perudan selamlar ;)

Copacabanadan 25 sol' e aldığımız otobüs biletleriyle 3 saatlik bir yolculuğun sonunda Puno' ya ulaştık. Copacabanadan yola çıktıktan yarım saat kadar sonra Peru sınırındaydık. Öncelikle Bolivya tarafından çıkış damgalarımızı bastırıp Peru gümrük noktasına doğru ilerledik. Heyecanlı bir bekleyişin ardından sıra bize geldi ve sorgusuz sualsiz 3 aylık Peru vizesi Pasaportlarımızda yerini aldı ;) Sonradan öğrendikki okadar çabalarımız boşunaymış Peru Türk Vatandaşlarına Haziran ayı gibi vizeyi kaldırmış. Biz o zamanlarda yol hazırlıklarında olduğumuz için bilmeden yola çıkmıştık.

Peru vizemizide aldıktan sonra diğer otobüs ahalisinin işlemleri sırasında beklerken bizde market fiyatlarına bakalım diyerek daldık marketin birine. Sigara fiyatlarının 8 solden başladığını görünce otobüs kalkmadan koşturduk Bolivyaya :D sorgusuz sualsiz sınırı geçtikten sonra daldık ilk markete kartonu 25 Bolivyana bir kutu sigara alıp tekrar koşturduk Peruya :D Otobüsün yanına ulaştığımızda son 2 kişi kalmıştı. Herkesin giriş işlemleri tamamlandıktan sonra Puno ya doğru yol aldık.


Punoya ulaştığımızda hemen terminalin yakınlarındaki bir pansiyona, 3 kişilik oda için kişi başı 10 sol ödeyerek yerleştik. Çantaları üzerimizden attıktan sonra biraz Puno yu dolaştık. Göl kenarında orta ayar bir kasaba gibi. Yapçak pek birşey olmadığı için çok geç olmadan yattık.





------------------------------------------------------------------------------------------------------------

52. Gün (01.10.2013)

Sabah erkenden kalkarak düştük yollara. Terminale gidene kadar aklımızda Cuscoya gitmek vardı ama terminalde Matiazın Yanar Dağ görelim demesi üzerine fikirleri bir anda değiştirerek rotayı Ariqueba' ya çevirdik.  15 Sol e aldığımız biletler ile birlikte  6 saat sonra Ariqueba' ya ulaştık.


Yoldan geçerken yanardağı biraz uzakran gördük ama pek etkilenmemiş olacağızki Ariqueba ya vardığımızda orada birkaç gece kalıp yanar dağa çıkmak yerine 2 saat sonraki ilk Cusco otobüsüne biletlerimizi alarak yola devam etme kararı aldık :) Ariqueba - Cusco = 25 Sol - 11 saatlik yolculuğun sonunda sabah erkenden Cuscoya ulaştık. Terminalde Matiaz bir kaç kişiyle konuştuktan sonra bir komisyoncu ile pazarlık yapıp 10 sole merkeze yürüme mesafesindeki Miracleİnn Hotele taksi ile 4 sole giderek yerleştik.


Uzun süren bir yolculugun sonunda oldukça acıkmış olmalıyızki ilk işimiz yiyecek birşeyler alıp otele dönerek yemek hazırlamak oldu. Menüde güzel bir çoban kavurma vardı.



Güzel bir yemekten sonrada Cusco da gezip dolaşarak akşamı yaptık. Bu arada aşağıdaki pazar resimleri buranın ünlü ve büyük pazarı San Pedro.














Ertesi bir kaç günde Machu Pichuya gidip gelmek için günleri erteleyerek geçirdik. Bu arada Kuzeyden yeni gelen oda arkadasımız David ile birlikte Pansiyonu değiştirme kararı alarak El Amerika Hostele kişi başı 8 sole yerleştik. David 5 yıl Almanyada 5 yılda Amerika San Fransisco da çalıştıktan sonra San Fransisco' dan  memeleketi Arjantine kara ve nehir yoluyla ulaşma kararı alan gezgin bir Biyolog. Toplam 6 aylık bir süre gezip Ülkesinden yolculuğunu bitirecekmiş.

Yeni kaldığımız Hostel El Amerikada aynı Bolivya Cobacabanadaki gibi çalışan gezginler ile dolu. Hostelde heralde ülkesine dönmek için tek dönüş bileti olanlar bizleriz. Kime sorsak aylardır yıllardır yollarda :D

Biraz muhabbet sohbettenden sonrada yemek faslına giriştik :)








Yeni oda arkadaşlarımız ile tanışıp kaynaştıktan sonra Perulu Walterin San Pedro Kaktüsü içtinizmi diye sorarak başlayan bir muhabbetinden sonra, yarın için buraya 1 saat uzaklıktaki Pisac 'a gitmeye karar veriyoruz. Walterin Pisacta çok yakın bir arkdaşı varmış ve San Pedro alıp orada hazırlayıp içecekmişiz. Bu arada San Pedro yasal olarak pazardan kolaylıkla irice bir tanesini 20-30 sole alabileceğiniz Şamanlar tarafından Astral Seyahate çıkmayı kolaylaştırmak adına kullandıkları kafa yapıcı bir Kaktüs türü. Ayrıca ilaç yapımında da sık sık kullanılıyormuş. Nasıl bir şey olduğunu yarın göreceğiz :D

Ertesi gün ................................

Sabah kalkıp hazırlandıktan sonra yanımıza sadece battaniye ve bir kaç ufak tefek gereksinim alarak sırt çantalarımızı hostelde bırakıp terminalin yolunu tuttuk. Sabah sabah Hostelden San Pedro Markete inen daracık yollarda araba trafiğinde yürümek hepimize sabah sporu oldu :D






2.5 sol e Otobüsle 1 saatte Pisac 'a ulaştık. Pisac yüzyıllar önce İnkalar tarafından başkent olarakta kullanılmış bir şehrin tarihi kalıntılarını barındıran, sakin ve dağlar arasında çok huzur veren bir kasaba. Biraz kasabayı dolaştıktan sonra Pisac a 2 km ötede olan Tayar Köyündeki Walterin arkadaşının evine doğru yürüyoruz.





Bu arada Walter ve arkadaşları bizlere San Pedro ile ilgili önemli unsurları anlatıyorlar Daved de bize ingilizce çeviriyor. Hazırlanışının çok zahmetli oluşundan bahsediyorlar. Kaktüs üzerindeki ince zarlar ayıklanıp sonra salatalık soyar gibi küçük küçük parçalanıp 8 saat boyunca kaynatılmasının ardından süzülüp tülbentte sıkıldıktan sonra içilecek hale geliyor :D yani toplamda 10 saatlik bir işlem demek :D Ayrıca ikinci en önemli unsur ise San Pedro Kaktüsünün içileceği gün sigara ve alkol içilmesi ve meyve harici yiyecek ürünler tüketilmesi yasak. Aslında yasak olmasının sebebi Şamanlara göre, vücudun en dinç ve kendinde olduğu an içilmesi gerektiğiymiş. Sigara ve alkolün beyin faliyetlerini etkilediği meyve harici besinlerinde mideyi yorduğu ve beyinsel yolculuğa çıkmayı etkilediğine dair bir çok şey anlattılar. ,

Tayarda ki bir oda köy evine geldiğimizde hemen hazırlıklara başladık. Öncelikle 8 saat boyunca yanacak ocak için bol miktarda odun çalı çırpı topladık. Sonra zorlu Kaktüs kabuğunu ayıklama parçalama derken bekledik 8 saat kaynamasını :D




Bu arada herkes, açlığında verdiği bıkkınlıktan olsa gerek ara ara uyuyup uyanadı buna bizde dahil :) Gece yarısı gibi 8 saatini dolduran Kaktüs gerekli işlemlerden geçtikten sonra kaktüs suyu olarak içime hazır hale geldi. Persfektife göre 2 su bardağı içecekmişiz. Accayip iğrenç bir tadı var bırakın 2 su bardağını 2 kaşık içmek bile işkence :D Nerden bulmuş bu Şamanlar bu kadar zahmetli şeyi derken zorlaya zorlaya 2 bardağı içtik ve bekledik etkilerinin gelmesini. Anlattıklarına göre yaklaşık bir saat sonra etkileri gelmeye başlayacakmış. Şamanlar bu ve buna benzer bitkisel karışımlar kullanarak ruhsal Astral yolculuklarına çıkıp hastalarının
hastalıklarını tesbit edip ilaçlarını buluyorlarmış. San Pedro Kaktüsüde İnsan bilincinin tamamen yerinde olmasının yanında aynı zamanda sarhoşluk faktörüde olmadan zihinsel yolculuğa çıkartıyormuş ve etkisi 8-10 saat devam ediyormuş.






Gelelim bizdeki etkilerine :D:D

Gecenin ilerleyen vakitlerinde grup ikiye ayrıldı. Buralı arkadaşın gelin size İnka kalıntılarının olduğu yeri göstereyim güneşin doğuşunuda oradan izleriz demesinin ardından Matiaz, Daved, Walter ve arkadaşı gece gece İnka yollarına düştüler 2 saat yürüyeceklermiş :D Bizde Fransız kardeşlerimiz Vanson ve Ade ile ateş başında kalmayı tercih ettik :D Birde içerde uyuyan 2 yıldır çocuklarıyla Latin Amerikayı incik boncuk satarak ve müzik yaparak gezen
Kolombiyalı baba ve Uruguaylı anne olan arkadaşlarımız var. Onlar öyle köy havası alalım akşamda ateş başı muhabbete katılırız diye geldiler.

Kaktüs gerçekten anlatılması imkansız etkiler yarattı. Mesela geçmişte yaşadığınız bir ana götürüp aynı oradaymış gibi bütün olayları en ince ayrıntısına kadar beyninizde canlandırıyor ve içinde bulunuyormuş hissi buluyorsunuz ama halisinasyon değil aynı zamanda bütün fonksiyonlarınız yerinde ve zihniniz açık. Kafa olduğundan yaratıcı çalışıyor çok küçük ayrıntılardan çok zor bilmeceleri kolaylıkla çözebiliyorsunuz :) Garip olan bir durumda sabaha karşı artık açlıktan kırıldığımız bir anda aşağıda köyde gezinen kuzulara ineklere takılıp kendimizi kurt adamlar gibi hissetmemiz ve av planları yapmamız oldu :D Bu muhabbeti yaparken gır gır şamata yaptığımızı bilsekte Kaktüs öyle bir etki yapıyorki gerçekten bir film gibi olayları işleyip çok profesyonelce beynimizde oynuyoruz :D Bunlar gibi bir çok farklı akıl oyunları ile geçen saatlerin ardından sabah güneşi yavaş yavaş doğmaya başladı. Hiç kimsenin uykusu yok.


Ade,Bolivyadan getirdikleri kahveyi odun ateşinde pişirdi :) tarifsiz bir lezzet içtikçe etrafımız değişiyor sanki :) Kahvenin ardından bizim gezgin çiftte kalkıyor bide odun ateşine mate içiyoruz sanki dünyanın en mutlu insanları bizleriz bizden dertsizi yok herşey çok güzel :D











Artık güneşinde kendini iyice belli etmesi ve bakkallarında açılmasından sonra kendimizi hemen yiyecek birşeyler almak için köye attık..  Bu arada bizim saatler önce İnka Yollarına düşen gruptan haber yok :D Onlar muhtemelen İnkalara kavuştu :D Gece biz bile ateş başında ara ara üşümemize rağmen birde bir ara yağmur yağdı Allah bilir onlar dağ bayır gecenin karanlığında yürücez diye neler yaptı hepimiz çok merak ediyoruz :D








Et, peynir, ekmek, un vs gibi bir çok yiyecek maddesi aldıktan sonra eve dönüş esnasında Fransızların bir arkadaşıyla denk geldik. Çok güzel bir hostelde kalıyormuş gelin birer bira içelim dedi gittik kaldığı Hostele. Limalı bi adam işletiyor gayet keyifli bir yer. Orada biraz takıldıktan sonra yemek yapmak için eve doğru yürümeye başladık. Ade ve Vanson bu hosteli ve Pisacı çok sevdiklerini ve Cuscoya burada 3-4 gün kaldıktan sonra döneceklerini söylediler.



Yukarıdaki köy evimize çıktıktan sonra biz çoban kavurmayı hazırlarken Ade de hamur açmaya başladı :D Bu durum bizi şaşırtmadı değil :D Mükemmel lezzetli kekikli peynirli börekler yaptı :D Birde bunun üstüne çoban kavurma offffff....  :D Bu arada bizim İnkalar sonunda yoldan gelebildi :D Kilolarca et almışlar :D Açlıktan ölmüşler odun ateşinde etleri yapacaklardı ama bizde onları düşünerek çok erzak aldığımız için elde olanları tüketip odun ateşinde etleri akşama erteledik ;)


Neler yaptınız diye soruyoruz? :D

Gece gece saatlerce yürümüşler, yağmurda ıslanmışlar, üşümüşler ama amaçlarına ulaştıkları için çok mutlular :D Güneşin doğuşunu antik kentten izlemişler sonra güneş iyice kendini gösterince bu seferde güneşten pişmişler bir şelalede yıkanmışlar yüzmüşler bir sürü hikayede onlar yaşamış :D Bu arada gece çıkartması yaptıklarından kişi başı 50 sol olan ören yeri biletinide pass geçip illegal yoldan İnkalara ulaşmışlar :D Yola çıkmadan önce zaten saatlerce İnkaların muhabbeti olmuştu iyi oldu onlar içinde :D


Bu arada yemekler yendikten sonra herkes 3-5 saat uyudu. Akşama doğru kaltık. Odun ateşini yaktık ve Matiaz bize mükemmel etler pişirdi. Yemekten sonrada Cusconun yolunu tuttuk. Son otobüs 8de ondan sonra takisler var kişi başı 8-15 sol arası Pisac a atıyor ama kaça kadar bilmiyoruz. Hostelimize vardıktan sonra sohbet muhabbet derken geceyi sonlandırdık ;)

ertesi günler

Artık Machu Pichu yollarına düşmenin vakti geldi dedik ve Cuscoda bir iki gün daha takıldıktan sonra kamp için gerekli malzemeleri ve erzak stoğumuzu yaptıktan sonra geri kalan bütün ağırlık eşyalarımızı Hostel sahibi Senyoraya bıraktıktan sonra verdik kendimizi yollara :D


Önce Taksi ile kişi başı 15 sol verip toplamda 60 sole Cusco ya 1.5 saat uzaklıktaki Machu Pichuya giden yol ayrımındaki yere geldik. Buradan 32 km yürüyecekmişiz :D Yürüyüş öncesi güzel bir yemek yiyerek güç topladık. Bakalım kaç günde ulaşacağız sırtımızda bu kadar yükle:D






Yemekten sonra saatlerce dinlene yürüye günü akşam ettik. Manzaralar mükemmel ama taşlı topraklı yollardan yürümekten ayaklarımız su topladı. 














Nehir kenarında bir evin yakınlarına kamp kurduk. Hemen odun ateşini yakıp çok lezzetli tonbalıklı salçalı bir makarnanın ardından birde Peru şarabı patlattık demeyin keyfimize. Kamp hayatı gibisi yok :D Böyle yorucu bir günün ardından mükemmel ateşbaşı muhebbetinden sonra dağların arasında Machu Pichu yollarında Nehir sesinin ninni gibi çadırımıza sızdığı dolunaylı mükemmel bir gecede günü sonlandırdık :D




Ertesi gün .... :)


Sabah erken saatlerde kalkarak kampı topladıktan sonra güzel bir kahvaltının ardından yine düştük İnka Yollarına.






 Bu günde sabahtan akşama kadar yürüdük. Artık yürüme hızımız yarı yarıyadan fazla yavaşladı. Ayaklarımızın su toplaması, sırtımızdaki yük, zaman zaman patika olmayan yollardan taşlı tren yollarından yürümenin ardından akşama doğru Aqua Caliente ye ulaştık. Burası çok sevimli dağlar arasında yemyeşil bir kasaba. Trafik ve araç yok.













Yolda bir gurup güle oynaya Machu Pichu tarafından dönüyordu bizde yerde oturmuş sigara içip küçük bir mola veriyorduk. Yanımızdan geçerlerken bu grup nereli olduğumuzu sordu :) Türküz deyince aman Allahım ne ilgi ne sevgi çantalardan kekler börekler ikramlar falan baya iyi geldi bize :D sonrada hatıra fotoğrafı çekilip ayrıldık :))



Machu Pichuda burayı çevreleyen dağların birinin tam üzerine kurulu. Otobüsler burada 20 dolara gidiş dönüş götürüyor. Machu Pichu bilet ücretide 50 dolar. 2. bir yolda 20 dolar dolmuşlara vermek yerine patika yollardan 1.1-5 saatlik yorucu bir dağ yürüyüşü sonunda Machu Pichuya ulaşabilirsiniz. Tabi birde bu yolun geri dönüşü var :D Biz tabikide 2. yolu tercih edeceğiz 20 dolar büyük para :D

Kasabaya vardımızda Matiaz ile David kamp alanını soruyorlar kasabanın en sonunda nehir kenarında mükemmel bir kamp alanı çadır başı 15 sol istiyorlar yer süper en önemli ve en büyük eksik sıcak su ve mutfakları yok böyle güzel bir tesise bunu nasıl sağlamamışlar buda hayret verici. Bu alan Bizde olcak uçururuz burayı :D Gecesi 100 dolarlık otelde kalanlar rezervasyon yarışına girer bizde kamp yapmak için ama adamlar yerin değerini bilmiyor çok zayıf :/

Çadırlarımızı kurduktan sonra hemen yemek işine girdik. Hepimiz aç ve aynı zamanda çokta yorgunuz. 2 gün boyunca çok az dinlenerek kilometrelerce zorlu bir yol yürüdük. Yemekten sonra bir peru şarabı daha açtığımız esnada yağmur başlayınca geceyi erkenden sonlandırdık. Gecenin ilerleyen saatlerinde bizim çadır su almaya başlayınca ben uyku tulumumu alıp deponun ve tuvaletin arasında kalan kuru bölgeye kendimi attım. Uyur uyanık soğuk bir gecede geceyi sabah ettim :D Bu kadar yorucu 2 gün sonunda hiç iyi olmadı :D





Ertesi gün herkes dinlenmek duş almak ve güzel bir şeyler yemek istedi. Merkeze yakın bir yerde kişi başı 15 sole kalarak kendimizi ödüllendirdik.

Pansiyona yerleştikten sonra ilk işimiz önce güzel bir yemek yemek ve sonrada Muzefferle kaplıcaya gitmek oldu sonrasındada mükemmel odun ateşinde pişmiş tavuklardan yiyeyerek son 3-4 günün acısını çıkardık. Pansiyona döndüğümüzdede yorgunluktan hemen sızmışız :D






Ertesi gün..................

Bu sabahta kalktıktan sonra, sabah için Machpichuya gitmeye karar verdik ve normal sağı solu gezerek vaktimizi geçirdik.






Sabah hiçbirimiz uyanamayınca Machu Pichuda yalan oldu. Dedik böyle olmayacak burası bize fazla rahat geldi dönelim kampa geri nasıl olsa sabah güneşiyle seve seve kalkarız :D

Ertesi sabah gün doğuşuyla birlikte kalkıp, kış uykusundan uyanan ayılar gibi kendimizi güneşe atıp ısındıktan sonra düştük Machu Pichu yollarına :D İlk başta merkeze çıkıp Machu Pichu biletlerimizi 50 dolara aldık. Matiazın son 50 doları kaldığı için o bilet alamadı illegal girmenin planlarını yapıyordu. :) Bizde son dolarların ramaklarındayız ama derdimiz tasamız yok keyfimiz yerinde maşallah dönüşte köfteci açmayı düşünüyoruz Cuscoya :D




Kamp alanına geri dönüp hazırlıklara giriştiğimiz esnada bir plan yapalım ve Matiazın bizimle illegal girmesini sağlıyalım dedik. Çıktık hep beraber yola plan şu; Biz fotoğraf makinasını kahveye bulayıp, güvenliğe kahve çantamızda açılmış kameramız kahve olmuş diyerek onu içeri sokacak peçete vs birşeyler isteyecektik bu sırada Daved 'da diğer güvenliğe soru sorup dikkatini dağıtarak Matiazın güvenlik sınırından geçip köprüden Machu Pichu tarafına geçmesini sağlayacaktı. Herşey çok güzel işledi biz gittik güvenliğe peçete istedik tam kulubeden içeri girdiğinde bizde içeri dalarak hemen su ısıtıcısına yöneldik peçeteyi sıcak suyla ıslattık kamerayı sildik vs 10 numara oldu güvenliğin biri iptal tabi biz dışarıyı göremiyoruz ama içimizden kesin Matiaz karşı tarafa geçmiştir diye düşünüyoruz. Neyse içerde baya bir oyalanıp güvenliğide kulubede esir alsakta dışarda işler karışmış Daved' de rolünü gayet iyi becerip güvenliği oyalamış ama hemen geçiş noktasındaki yamaçta bulunan küçük restoranın sahibi sandığımız uğursuz dikmiş gözleri Matiazın üstüne :D Durum böyle olunca patladı çok güzel işleyen 1. planımız :D. Bu arada otomatikman 2. plana geçtik biz sınırı geçecek matiazı karşıda bekleyecektik. Matiazda kamp alanına gidip önemli eşyalarını torbalayacak ve sınır oluşturan nehri yüzerek karşıya geçecekti :D Bekledik başlamaya yaklaşık 1 saatlik bir bekleyişin ardından Matiaz hala nehiri geçmeyince yola devam ettik. Sonradan öğrendiğimize göre Matiaz kamp alanından kendine 2 ekürü bulmuş ve akşam hava kararmaya yakın karşıya yüzerek birlikte geçme kararı almışlar. Bu arada aşağıdaki fotoğraflarda görünen nokta kadar alan bizim kamp alanı :))





1-1.5 Saatlik yorucu dik bir dağ tırmanışının ardından Machu Pichunun kapılarına dayandık :D Bu arada yukarda bir güvenlik engeli daha var pasaport ve bilet kontrolü olmadan giriş yapamıyorsunuz. Matiazlar akşam nehiri yüzerek geçse bile 2. güvenlik aşamasını nasıl geççekler merak konusu :D

Ve işte size Machu Pichu :)) Burası gerçekten dünya harikalarından biri olmayı hakketmiş  mükemmel bir yer. Gezmek yaklaşık 3-4 saat sürüyor ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bu İnkalar nasıl koca dağın tepesinde bu kadar taş işçiliğinin üstesinden  gelmiş gerçekten merak konusu :)










Machu Pichuyuda bir güzel dolaşıp gezdikten sonra dönüş yoluna geçiyoruz.  Koca bir dağ var önümüzde aşadaki nehir ip gibi görünüyor :D Machu Pichudan çıkmadan önce pasaportlarımızada Machu Pichu vizesini vurdurmayı ihmal etmedik :))


Yinede çıkışa göre çok daha kolay bir şekilde akşam karanlığına kalmadan kamp alanıda dönmüş olduk. Döndüğümüzde Matiaz ve 2 ekürüsü hazırlıklarını yapmışlar torbalarını bağlamışlar ve kampın yanından Nehri geçme çabası içine girmişlerdi :)) Bir kaç denemden sonra hem bizim kamp alanının yanında sular derin olduğundan hemde akıntının fazla olduğundan biraz daha aşağıdan deneme kararı alarak veda edip bizden ayrıldılar. Bizde bu kadar yorgunluğun ardından yine tavuk yemeye giderek kendimizi 2. kez ödüllendirdik :D Kömür ateşinde iri bir parça tavuk, patates kızartması, az pilav ve salata 8 sol merak edenlere duyurulur ;)) Fiyat heryerde bu şekilde değil 12-14 sol falan ama böyle ucuz ve lezzetli yerleri bulmak için biraz daha ara sokaklara inmeniz gerekiyor ;) Güzelce karnımızı doyurduktan sonra dönüyoruz yine kamp alanına bu arada çadır sayısını 1 e düşürdük hepimiz Davedin çadırında kalıyoruz hem daha korunaklı hemde kişi başı 3-4 sole daha ekonomik ;)


Matiazlar ortada yok heralde yüzerek sınırı geçtiler ve önümüzdeki koca dağda karanlıkta tırmanış yapıyorlar. Allahtan ayın aydınlığı var bu gece yağmur yağmasa bari çünkü çadır vs hiç birşeyleri yok yüzecekleri için geceyi korunaksız dağda geçirmek zorundalar :D


Ertesi gün......... Machu Pichu

Kamp alanından selamlar :))

Sabah güneşiyle birlikte uyandık Matiazlar hala ortada yok ya nehir aldı götürdü yada Machu Pichunun keyfini sürüyorlar ama hala 2. güvenlik engelini nasıl geçecekleri merak konusu.



Yapacak pek birşey yok nehire inip balık tutmayı deniyoruz ama sonuç başarısız. Daved bizi tesselli ediyor Amozon balık kaynıyormuş oltayı atmanla çekmen bir oluyormuş hemde odun ateşinde bir lezzetli oluyormuş öve öve bitiremedi :D artık orda deneyeceğiz şansımızı diyerek tekrar kamp alanına çıktık. Güzel bir kahvaltı yaptık ardından birde manzaraya karşı az şekerli kahve keyifler 10 numara :)) Bir kaç saati böyle geçirdikten sonra hepimiz biryerlere dağılıp uyumuşuz. İkindi vakitlerine doğru Matiazın gelmesiyle hepimiz uyandık ve başladık soru yağmuruna :D Nehir gerçekten derinmiş :D Girdikleri yerden akıntıyla birlikte karşıya geçmeleri çok zor olmuş çünkü günlerdir geceleri yağmur yağdığı için nehir suyu baya yükselmiş ve akıntı hızı artmış. Karşıya geçtikten sonra hava tamamen kararmadan yola koyulmuşlar dağın belli bir noktasında karanlıkta ilerlemek zor olduğu için saatlerce zaman bekleyerek geçirmişler. Gün doğumuna yakın bilet gişelerinin oraya ulaşmışlar ve altından dolanarak biraz riskli küçük bir kaya tırmanışından sonra Machu Pichuya girmişler :D Hepimiz çok sevindik buraya kadar gelipte dibinde insanın parasının bitmesi ve Machu Pichuyu görememek gerçekten çok üzücü olurdu :D


Matiaz gelir gelmez hemen toparlanıp yola koyulduk. Hidroelektrika diye ufak bir köy var 10 km ötede oraya kadar yürüdük. Çünkü Cuscodan arabağlantı otobüsü yok. Hidroelektrikaya geldikten sonra bir taksiyle anlaşıp Santa Mariaya kişibaşı 15 sole gittik. Yol 1 saat 20 dakika sürdü ama yolları görmeniz lazım. Hayatımızda gördüğümüz en tehlikeli yollar akşam karanlığı olmasa fotolara bakıp anlayabilirdiniz ama karanlık diye fotoğraf çekmedik. Belli bir yerden sonra sürekli dağ yamaçlarından ve çok yüksek uçurum kenarlarından teğet geçiyorsunuz. Çok heyecan verici olsada bir an önce bu taş toprak ve uçurum kenarı olan yollardan düz ovalara inmek istedik :D

Santa Mariaya vardığımızda saat 8 civarlarıydı hemen merkezde köşede bulunan bakkaldan kişi başı 15 sola 2 saat sonraya olan Cusco otobüs biletlerimizi aldık. Kolombiyalı bir çocukla Norveçli bir kızda vardı. Birlikte kumanyalarımızı birleştirip yemek yedik sohbet muhabbet derken zaman nasıl geçti anlamadık. Yol 6.5 saat sürdü. Cuscoya geldiğimizde Kolombiyalı çocuk ve Norveçli kızda bizim Hostele katılmak istedi. Taksiye atlayıp 7 sole Hostele geldik. Hostelde bize bile kalacak yer yoktu bizim Hostel sahibi Senyor bizi gecenin o saatinde sağolsun yine 8 sole bir Hostele yerleştirdi yarın sabah yerimizi ayarlıyacak ;)


3-4 saatlik bir uykunun ardından kendi Amerikan Hostelimize geri döndük. Hostele döndüğümüzde günlerinde verdiği yorgunluk ile birşeyler yiyip uyumuşuz. Akşam uyandığımızda Fransız kardeşlerimiz Ade ve Vanson gece parti var hep birlikte oraya gidiyoruz dediler tamam dedik :D Parti sabaha kadar sürdü. Sabah gece kulubünün kapanmasıyla birlikte kendimizi kapının önünde bulduk. Kimsenin uyumaya niyeti yok. Yine gurup içinden biri Pisac a gidelim arkadaşımın çok güzel bahçeli bir evi var orda devam ederiz dediler 13 kişi bir taksiye doluşarak terminale doğru yol aldık :D Bagajda bile 3 kişi vardı :D Sonra 4 sole Pisac dolmuşlarına atladık. Pisaca vardığımızda gideceğimiz eve doğru yürümeye başladık. Ev tam yamaçta bütün pisağın ayaklarımızın altında olduğu çağla badem ağaçları bahçesi içinde güzelmi güzel 2 katlı bir köy evi :)) Bu arada ev sahibi heryere San Pedro kaktüsü ekmiş eve vardığımızda 1 çift arjantinli ve ev sahibi dünden yaptıkları San Pedro kaktüs suyundan içiyorlardı. Sonra herkese ikram ettiler. Yaklaşık 1 saat sonra birde gece kulupte çalan dj ler bütük ekipmanlar ile birlikte eve geldiler. Geldiğimiz evin sahibi baya çevreliymiş adam bahçeye kurdurttu tesisatı arkadaşlamış :D Gece sonunda denkgele 10 numara bir ortamın içinde bulduk kendimizi :D Eski günlerin yazılarını okuyanlar bilir meşhur San Pedronun etkilerini :D Güneşi kucaklayanlarmı dersiniz bir tarafta saatlerce dağlara bakıp kadastro haritasını çıkaran düşünürlermi :D Birbirinden farklı karakterlerin içinde geçirdiğimiz 8-10 saat sonunda havanın kararmasıyla onlar kamp ateşini yakarlarken biz tuttuk Cusconun yolunu :D Hostele geldiğimizde akşam saatleriydi saatlerce yemek yemediğimizden hemen yemek olayına giriştik :)) Sonrasında oturup Gladyator filimini izlerken El Temple Clupte çalışan Arjantinli arkadaş elinde bi tomar bedava içki biletiyle yanımıza geldi ve bir anda herkesin fikirler değişti. Cusco 'nun en büyük eğlence mekanlarından biri için elinizde bir sürü ücretsiz içki bileti var :D Bu Hosteli çok seviyoruz bütün hostel ahali güzel yerlerde çalışıyor ve böyle güzel süprizler yapabiliyor. Bu arada Matiazda Clup Roswell e girdi. Yoldan geçen turisleri Clube çekmeye çalışıyor ve günde 30 sol para alıyor akşam 9dan gece 2ye kadar. Onun çalıştığı kulube günlerdir gidip bedava birer rom kola içip çıkıyoruz ama yazık klup kan ağlıyor içerde en fazla var 15 kişi dj boşuna kendini helak ediyor. Bu gidişle batmaları yakın gibi :D Bu arada Cuscoda ucuz ama eğlenceli bir gece hayatı var. Her gece sabaha kadar açık eğlence mekanları bulmanız ve eğlenmeniz mümkün. Aklınızda bulunsun ufak Roswell gibi işletlermer turistlere akşam 10 dan sonra ücretsiz içki fişi veriyor Plaza de Armas civarında,bu şekilde her gün 3-4 farklı mekanda bedava içki içip en sonda kendinizi El Temple a atabilirsiniz. El Temple da hemen hemen her gece kalabalık olan Cusconun en ünlü cluplerinden biri. Böylece Cuscoda hiç para harcamadan keyifli bir gece geçirebilirsiniz. Biz böyle yapıyoruz, tek masrafımız sigaramız :D El Templede çalışan arkadaşlarımız olduğu sürece ordada içki ücretsiz :D


Neyse fikirler değiştikten sonra aldık soluğu Temple da ve sabaha kadar eğlendik böylece tam tamına 2 gün 2 gecedir uyumadık  ve bedava partilerdeyiz :D


Ertesi birkaç gün......


Cuscodan artık ayrılmamız gerekiyor. Burda çok güzel bir çevre oluştursakta zamanımız daraldı ve daha görmemiz gereken 3 ülke var. Matiazın parası olmadığı için burda çalışıp para biriktirmek zorunda yoksa yola devam edemez. Bu arada gündüzleride bir restorana girdi garsonluk yapıyor 2 işi birden oldu geceleri Clupte gündüzleri Restoranda çalıştığı için kendini çabuk toplayacak :))

Bizde bi para durumunu kontrol edelim diyoruz oda ne o kadar ekonomik yaşadığımız ve sağa sola minumun miktarda para harcadığımız halde son 210 dolar paramız kalmış ve önümüzde daha 1.5 ay gibi bir zamanımız var. Buralarda acayip umursamaz olduk Allah sağlık versin başka hiç bir derdimiz yok para bir şekilde bulunur deyip seyyar köfteci açma kararı aldık. Cusco piyasasına hızlı bir şekilde girmemiz lazım. Yoksa İspanyolcamızda yok Hosteldekiler gibi kolaylıkla iş bulalım. Türkiyeye geri gelemeyiz valla bu diyarlarda kalır gideriz:D Ama bizim hayallerimiz büyük Köfteyi bi tutturursak Hostel kalabalık bütün Latin Amerikaya Köfteci Ramiz gibi zincir kuracağız :D:D

Ertesi bir kaç gün....

Perudan selamlar arkadaşlar :D

Mutlu bir günaydınla cebimizde kalan son paralar ile seyyar köfteci çalışmalarımıza büyük bir hızla başladık. Toptancılara gidildi plastik tabaklarımızdan baharatımıza kadar herşeyi satın aldık köfteleri hazırladık, Dijital baskıcı aradık fiyatlar çok yüksek sermayayi aşınca kendi tabelamızı kendimiz yaptık. Adınada İzmir Köftecisi koyduk :D Ocağa tüpe para kaçırmayalım diye Hostelin terasındaki büyük barbeküyüde Hostel sahibimiz sevimli Senyoradan istedik. Soğolsun hiç hayır demedi alın kullanın çocuklar diyerek oda bize bir destekte bulunmuş oldu :D Her şey hazır yarın açılış var :D:D Açılışa davet edemedik çok hızlı bir girişim oldu kusura bakmayın hepiniz aklımızdasınız diğer şube açılışlarına mutlaka bekliyor olacağız :D







------------------------------------------------------------------------------------------------------------

70. günümüz.  (22.10.2013)

Perudan selamlar :))

Büyük bir heyecanla yataklarımızdan kalkıyoruz bu gün Peru için çok önemli bir günümüz açılışımız var :D Hostel ahaliyle biraz gırgır şamata birazda kahvaltı faslı derken öğlene doğru Hostelden kap kacağı toplayıp ayrıldık. Seyyarı açacağımız yer San Pedro Pazarının yakınlarında bir köşe :D Taksi bekliyoruz 2 taksicide mangal kömür derken bizi almıyorlar :)) Yürüyerek San Pedro Markete doğru gittik yaklaşık 15 dakka sürdü elimizdeki yüklerle :)) 10 numara bir köşe bulduk ve Matiaz geçti mangalın başına.



Yaklaşık 1 saatlik bir uğraşın sonucunda Mangalı ancak yakabildik. Bu esnada bizi bu durumda gören 2 Perulu kız arkadaşta duruma el atıp kömürleri tutuşturmakta bize yardımcı oldular. Kömürler nemlimidir nedir anlamadık 5 kişi 1 saatte ancak kömürleri tutuşturabildik :D İlk köfteler bayan arkadaşlara ilk personellerimiz arasına girdiler işler büyürse boşa demiyoruz zincir kurarız diye :D





Sonrasında heyecanlı bir bekleyiş.... Ocağın başına bir Matiaz geçiyor bir Biz ama malesef işler çok kötü kimse dönüp ilgilenmiyor. 3-5 turist bulup ceviriyoruz onlarda vejeteryan çıkıp almaktan vazgeçiyor :)..








Sonunda maliyeti bile kurtaramayacak şekilde tası tarağı toplayıp köftecilik hayalimize veda ediyor ve Hostelin yolunu tutuyoruz. 100 ün üstünde köftemiz var Hostel Ahalisi bayram edecekte biz son dolarlarımızla ne yapacağız bilinmez :D ........


12 yorum:

  1. süper bir yazı , inşallah darısı başıma diyorum , siz değil sanki ben geziyorum yukarıda anlattıklarınızı ben yaşamışım gibi , yolunuz hep açık olsun gezginler.

    YanıtlaSil
  2. Kardeşin On numarasınz varya :) Neden Kamboçya'da girmedikki bu işe seninle zaten yerde müsaitti :)

    YanıtlaSil
  3. Anılarım tek tek debreşti, tadını çıkarın oraların döndümü çok özleniyor. Ha bir de Lomo saltado rocks!!

    YanıtlaSil
  4. İzlenimlerin bu bölümünü de öncekiler gibi zevkle okudum. Devamını da heyecanla bekliyoruz. Kolay gelsin..

    YanıtlaSil
  5. Süper mesajlarınız için çok çok teşekkürler :)) Ne mutlu bize ... :) Sizleride de Bizimle beraber gezdirebiliyorsak =)

    Vedat Abi ozamanda demiştim sana bizde düşünüyoruz böyle böyle diye hatta arsa kiralama pansiyon işleri falan konuşmuştuk Shinokvillede =)

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Keyifle okuduk, takipteyiz.. Yollarınız açık olsun.. Erkut / kesfet.tv

    YanıtlaSil
  8. Burak istersen tekrar konuşabiliriz :)

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  10. :D Çok sağolun devamı gelicek maceraların... Burada dizi tadında yaşıyoruz :D

    Bi Türkiye ye gelelimde Vedat Abi konuşuruz :D Belki uçak falan kaçar gelemeyedebiliriz durum malum paralar bitti :D

    YanıtlaSil
  11. Evet süper bir 4 ay yaşadık. Teşekkürler :D

    YanıtlaSil